DEHB miyim Yoksa Başka Bir Problemim mi var?

Berat Mutluhan Seferoğlu
5 min readMay 21, 2021

Yazının tamamını okumanız daha iyi olur ama DEHB şüphesi olanlarınızın odaklanma güçlüğü yaşamaları muhtemel. O nedenle beş maddelik bir özet vereceğim:

  • Ana belirtiler: Aşırı hareketlilik, sıkıcı işlere odaklanamama, işleri son dakikaya ertelemek, bağımlılıklara (bilgisayar, telefon, abur cubur vs.) eğilimlilik, dürtüsellik, ağzınızdan istemediğiniz sözlerin çıkıvermesi, sabırsızlık, sıra bekleyememek, ani kararlar vermek, düşünmeden risk almak, çok fazla kaza geçirmek, öğretmenlerinizin çocukluğunuzda sürekli dalıp gittiğinizi söylemeleri, çocuklukta kötü akran ilişkileri, zaman zaman belli ilgi alanlarına aşırı takıntı vs.
  • Çocukluğunuzda belirti göstermediğinizi düşünüyorsanız aile bireylerinize ve hatta öğretmenlerinize sormanız gerekebilir. DEHB geçmişi hatırlamayı da güçleştiriyor.
  • Belirtilerin tamamını göstermek zorunda değilsiniz çünkü DEHB’in farklı biçimleri var. Dahası hiperaktivite gibi belirtilerin kendilerini göstermelerinin farklı yolları var. Mesela mutlaka fiziksel olarak hareketli olmanız gerekmiyor.
  • Belirtilerin en azından 6 aydan daha geriye gitmesi, çocuklukta kendini göstermesi gerekiyor çünkü DEHB nörogelişimsel bir bozukluk.
  • Anksiyete belirtisi gösteriyorsunuz diye DEHB olmamanız gerekmiyor. Çünkü ikisinin beraber görülme olasılıkları yüksek.

Pek çoğunuzun bildiği üzere Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) teşhisim var. Teşhis almak gerçekten insanın hayatını değiştiren bir şey. Bir kere probleminizin adını biliyorsunuz. Bu sayede probleminizle mücadele etmeniz için ihtiyaç duyduğunuz kaynaklara -başta ilaç tedavisi olmak üzere- erişebilmeye başlıyorsunuz.

Daha üretken biri olmak için kilitli Twitter hesabım @BMSgunluk’ü açtığımdan beri DEHB şüphesi olan onlarca kişi benimle temas kurdu. En sık sorulan sorulardan biri de DEHB ile diğer psikiyatrik problemleri birbirinden nasıl ayırabileceğimiz sorusuydu. Bu gönderide bu soruya cevap vermeye çalışacağım. Elbette yazacaklarım DEHB konusunda uzman bir psikiyatristi görmenizin yerini tutacak, kesin fikir verecek şeyler olmayacak. Ancak bir psikiyatriste gitmeden önce durumunuz hakkında kısmen de olsa fikir edinmek istiyorsanız bu gönderi sizin için.

DEHB diğer psikiyatrik bozukluklarla/hastalıklarla kolayca karıştırılabilecek bir bozukluk. Çünkü anksiyete ve depresyonla beraber görülme ihtimali -yani bunlarla komorbiditesi- oldukça yüksek. Daha da kötüsü DEHB’in başlıca belirtileri olan dürtüsellik ve erteleme davranışı yine pek çok başka psikiyatrik problemde karşımıza çıkan belirtiler.

Bütün bunlara bir de pek çok psikiyatristin DEHB teşhisi koymak konusunda, özellikle gelen kişi yetişkinse, isteksiz olmalarını da eklediğimizde ortaya gerçekten DEHB olan yetişkinlerin teşhis alamamaları veya teşhis süreçlerinin çok uzun sürmesiproblemi çıkıyor. DEHB ilaçlarını, özellikle de metilfenidatı, ders çalışabilmek için doping olarak kullanmak isteyen ancak DEHB olmayan bir öğrenci grubu var. Bu öğrenci grubuna olan önyargı yetişkin DEHBlilerin teşhis alma süreçlerinde ciddi bir şekilde “sorguya çekilmesine” neden olabiliyor. Örneğin “Ritalini duyup da mı geldin?” sorusuyla muhatap olabiliyorsunuz. Teşhis sürecinin uzaması da DEHBliler zaten sabırsız insanlar olduklarından genelde teşhis sürecinin yarıda kesilmesine yol açıyor. Ben psikiyatriste gittiğim ilk zamanlar randevularıma girmeye üşendiğim ve teşhis süreci boyunca sabredemediğim için teşhisimi en az 5–6 yıl geç aldım.

Sıkıntınız anksiyete ya da depresyon olabilir, çünkü DEHB benzeri belirtileri gösteriyorsunuz bunlarda da. Ayrıca DEHB daha önce de belirttiğim gibi sıklıkla bunlarla beraber devam ediyor.

Anksiyeteniz ya da depresyonunuz olmasa bile DEHB belirtilerini göstermenize neden olan bir bağımlılığınız olabilir. Mesela sorununuz DEHB değil de internet/sosyal medya/akıllı telefon kaynaklı dopamin hassasiyeti azalması olabilir. Ancak burada DEHB’in de bağımlılıklara eğilimli olmaya neden olması ile ilgili önemli bir nokta var. Yani bağımlılıklarınızın olması DEHB olmadığınızı değil, bilakis DEHB olduğunuzu gösteren bir işaret de olabilir. Bunun dışında vitamin/mineral eksiklikleri, fazla şeker tüketimi, fazla kilo gibi nedenleri de olabilir yaşadığınız problemlerin.

Uzatmadan esas konuya geleyim. Diyelim ki DEHB şüphesine sahipsiniz ve gerçekten DEHB olup olmadığınızı bilmek istiyorsunuz. Diğer psikiyatik problemlerin ötesinde bir probleminiz olup olmadığını nasıl anlayacaksınız?

  1. Belirtilerinizin en az 6 aydan önce de var olması lazım. DEHB doğuştan gelen nörogelişimsel bir bozukluk olduğu için belirtileri pat diye kısa süre önce ortaya çıkmaz.
  2. DEHB doğuştan gelen bir nörogelişimsel bozukluk olduğu için çocuklukta gösterdiğiniz belirti olup olmadığı üzerinde de dikkatle düşünmelisiniz.
  3. Bazı belirtilerden bahsedecek olursam: Aşırı sabırsızlık, istediğiniz şeyler olmayınca ya da istemediğiniz şeyler olunca aşırı tepkiler verme, aşırı unutkanlık (ben sürekli eşofman ve mont unuturdum, almak için yollandığım şeyleri unutup alakasız şeyler alıp gelirdim vs.), sıkıcı gelen aktivitelere hiçbir şekilde odaklanamama (dersleri sevmiyorsanız mesela), genelde yazının çirkin olması, akranlarınızla arkadaşlık ilişkilerinizin kötü olması, bilgisayar-telefon-abur cubur gibi şeylere aşırı düşkünlük, eğer bir şey ilginizi çekiyorsa ona aşırı bir şekilde odaklanmak, aşırı hareketlilik, sürekli hayal kurma ve dalgın olma, dersleri hiçbir şekilde dinleyememe, arkadaşlarınızla sohbet ederken konuşmayı sürdürememek, sürekli söz kesmek… Bütün bunlar çocuklukta ve sonrasında görülebilen belirtilerden sadece bazıları.

Bu aşırı ilgi çeken şeylere odaklanma konusuyla ilgili bir şeyden bahsedeyim. Mesela ben sevdiğim bir kitabı okurken yapmam gereken şeyleri, hatta yemek yemeyi ve tuvalete gitmeyi bile unutabiliyordum. Bir keresinde yürüyerek kitap okurken ağaca çarpmıştım çünkü okuduğum kitabı o kadar fazla merak ediyordum ki yürümem gereken kısa mesafe boyunca kitabı okumamaya sabredememiştim. Hala bir yerden bir yere giderken kendimi meşgul etmek için adımlarımı sayarım…

Bazılarınız çocukluğumda bir problemim yoktu, sadece normal bir çocuktum diye düşünüyor olabilir. Eğer çocukluğunuzda sizde tuhaf olan bir şey olmadığını düşünüyorsanız eski öğretmenlerinize ve anne-babanıza çocukluğunuz hakkında sorular sorun. Zira DEHB iseniz geçmişinizi doğru bir şekilde hatırlamakta zorlanacaksınız.

Yukarıdaki belirtilerin hepsini göstermek zorunda olmadığınızı da aklınızdan çıkarmayın. DEHB’in birden fazla alt türü var. Bir alt türü ‘inattentive’ olarak geçiyor mesela. Bu alt türe dahilseniz fiziksel açıdan hiperaktif olmasanız bile DEHB olabilirsiniz.

Kaldı ki hiperaktiflik sadece fiziksel hareketlilik şeklinde dışa vurulmuyor. Sabırsızlık, iç huzurunuzun olmaması, sıra beklemekte zorlanmak, sürekli içinizde “bir şeyler yapmam lazım” diye dürten bir hissin olması, insanların sözlerini kesmeniz gibi şeyler de hiperaktivitenin fiziksel hareketlilik dışında kendisini açığa çıkardığı yollardan bazıları.

Fiziksel problemleriniz olduğundan şüpheleniyorsanız çocukluğunuzda DEHB şüphesi oluşturabilecek belirtiler gösterip göstermediğinizi düşünmeniz gerek. Eğer varsa, şu anda fiziksel problemleriniz varsa bile, bu problemlerin DEHB ile ilişkili olarak açığa çıkabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Örneğin kilo probleminiz DEHB ile ilişkili abur cubur bağımlılığınız nedeniyle ortaya çıkmış olabilir. DEHB beyninizde kronik bir şekilde az dopamin bulunmasına neden olur. Pek çok DEHBli bu eksik dopamini kompanse etmek için yemeğe, özellikle de şekere, yönelir bir tür ‘kendi kendini tedavi etme yöntemi’ olarak. Dahası, DEHBlilerin pek çoğunda magnezyum eksikliği olduğu için kan tahlili sonuçlarınıza bakıp hemen ‘demek ki sıkıntım bunun eksikliğiymiş’ yargısına varmamanız iyi olur. Özellikle çocukluğunuzda belirti göstermeniz halinde DEHB şüphesi magnezyum eksikliğiniz nedeniyle ortadan kalkmayacaktır.

Ancak çocukluğunuzda belirti göstermediğinizden eminseniz ve problemleriniz gerçekten de son zamanlarda baş gösterdiyse fizyolojik nedenler, bağımlılık, depresyon/anksiyete gibi açıklamalara ağırlık verin.

Psikiyatriste gitmeniz halinde çok büyük bir ihtimalle antidepresan tedavisine başlayacaksınız. DEHB şüpheniz varsa psikiyatristiniz özellikle dikkat ve hiperaktiviteye dair problemlerinizle ilgili ne derece ilerleme gösterdiğini görmek isteyecek.

Antidepresanlarla bir derece ilerleme kaydetmeniz oldukça muhtemel. Üstelik bazı antidepresanların (Wellbutrin gibi) DEHBlilerin semptomlarına özellikle iyi geldikleri biliniyor. Ancak eğer DEHB iseniz DEHB ile ilişkili çoğu semptomunuzun pek de azalmadığını fark etmeniz beklenir. Arka planda yatan bir anksiyete probleminiz de varsa bunun şiddetinin azalmasından dolayı bazı semptomlarınız -erteleme davranışı ve odaklanma problemleri dahil- DEHB olmanıza rağmen hafifleyebilir. Ancak muhtemelen semptomların pek çoğunun hafiflemediğini, hafifleyenlerin pek çoğununsa hala önemli bir derecede varlıklarını sürdürdüğünü fark edeceksiniz. Eğer DEHB iseniz antidepresan tedavisinin ardından ‘Eskiden moralim bozuk erteliyordum. Şimdi mutlu mutlu erteliyorum.’ demeniz oldukça muhtemel. Anksiyeteniz ortadan kalktığında bile semptomlarınızın önemli bir bölümünden kurtulamıyorsanız probleminizin başka bir şeyden kaynaklandığı ihtimali güçlenir.

Yukarıdaki duruma istisnası özellikle dikkat eksikliğine iyi gelebilecek mekanizmaları olan antidepresanlar. Wellbutrin gibi antidepresanlar ciddi ilerlemeler yaşatabilir DEHB olsanız bile. Bu durumda çocuklukta belirti göstermişseniz psikiyatristinize yanlış teşhis almamak için muhakkak söyleyin. Benim son gittiğin psikiyatrist özellikle çocukluğum hakkında konuştuktan sonra DEHB olduğumdan emin olmuştu. Şayet sadece şu anda yaşadığınız şikayetleri vurgularsanız diğer açıklamalara gereğinden fazla ağırlık verilmesine yol açabilirsiniz.

--

--

Berat Mutluhan Seferoğlu

26, Ankara. Bilkent Felsefe, Öncül Analitik Felsefe Dergisi, Felsefe Kanalı. İlgi alanlarım: Felsefe, evrimsel psikoloji, metal müzik, PC oyunları